30 Ağustos 2009 Pazar

Ilk misafirler ve yeniden Sadun Boro

Orhaniye koyundaki deniz sefasindan sonra butun yol boyunca varmak istedigimiz yere, Marti Marina'daki yerimize baglandik.

Burada ilk ziyaretcilerimiz onceden planladigimiz gibi Metin ve Astrid oldu. Teknede sohbet ederken pontondaki birini Astrid hemen tanidi. Yola cikmadan once tesadufen rastladigimiz ve bize "iyi yolcuklar" dileyen Sadun Boro, Turkiye'deki ilk gunumuzde de yine karsimiza cikti ve plansiz misafirimiz olarak bize nese katti. Sadun Boro, hem tekneyi gezdi ve begendi, hem de yolculugumuzdan dolayi bizi tebrik etti.

Fransa icin yola cikmadan once Cine'de Sadun Boro ile karsilasmayi "iyi bir isaret" olarak almistik. Simdi hem Metin ve Astrid, hem de Sadun Boro'nun teknemizde bize "hosgeldin" demesi bize gelecek maceralarimiz icin daha da sevk verdi.

Herkese hep iyi haberler...


Sent by BlackBerry Internet Service from Turkcell

Bu maceranin sonu...

30 Agustos saat 08:00 itibariyla Orhaniye'de demirliyiz. 30 temmuz sabahi Fransa 'nin kuzeyinden ciktigimiz yolculugumuz 2700 deniz mili surdu. Seyahatimizde Fransa, Ispanya, Portekiz, Cebelitarik, Italya ve Yunanistan'dan Turkiye'ye vardik. Bu maceramizda bizi takip eden, destekleyen herkese sonsuz tesekkurler ve sevgiler.

Ekin- Fatih @ Ada

Sent by BlackBerry Internet Service from Turkcell

Ada Turk Karasularinda...

Sent by BlackBerry Internet Service from Turkcell

29 Ağustos 2009 Cumartesi

Datca'ya dogru...

Amorgos ve Astipalia adalarinin arasindan Turk karasularina yaklasik 70 Datca'ya yaklasik 90 ve Orhaniye'ye yaklasik 110 mil mesafede ilerliyoruz. Hava durumu iyi gorundugu icin durmayi planlamiyoruz.

Giris islemleri icin Datca'ya hem gece hem de pazar varacagimiz icin muhtemelen orada da durmayip yolculugu Orhaniye'de bitirmeyi planliyoruz.

Orhaniye'ye varinca da hemen marinaya girmeyip demirde 1-2 gun dinlenip toparlanmak uyumak ve denize girmek istiyoruz. Muhtemelen sali gunu marinaya giris yapip, Turkiye giris islemlerini de Marmaris'ten yapacagiz gibi gorunuyor.

Sevgiler,

Sent by BlackBerry Internet Service from Turkcell

28 Ağustos 2009 Cuma

Gule Gule Akdeniz Merhaba Ege

Korent'i 13:30 itibariyle gecmis bulunuyoruz. Artik Ege'deyiz. Simdi gecis ucretini oduyoruz ardindan hava durumuna gore yunan adalarinin arasindan slalom yaparak Datca'ya ulasmaya calisacagiz.


Sent by BlackBerry Internet Service from Turkcell

27 Ağustos 2009 Perşembe

Cuma yola cikiyoruz...

Daha once cep telefonumdan gonderdigimiz yazi nedense siteye ulasmamis. Internet imkanlari cok kisitli oldugu icin biz de kontrol etmemistik. Sonuc olarak ITEA da 2 gun fazla kalip Ege'deki sert havalarin gezmesini beklemeye karar vermistik. Hava raporlari 6 bofor verse de biliyoruz ki Ege adalari arasinda 6 bofor demek local olarak 7-8 boforlara yani firtina seviyesine kadar cikabilir demek. Bir gunluk bir yol olsa belki yapilir ama en az 2 gece 3 gun 6 havada gitmek yipratici olur. 2 gun erken varmak icin ve 2300 mil yol yapmisken son 300 milde riske girmeye hic gerek olmadigindan tereddutsuz kalmaya karar verdik.

Cuma sabahi erken cikarak herhangi bir tanker gecisine rastlamazsak oglen gibi Korent'i gecip Ege denizine cikmak istiyoruz. Local ruzgarlara bagli olarak once guney-dogu sonra dogu'lu bir rota planliyoruz. Mumkun oldugunca adalara uzak acik denizden bir rota cizdik. Acik denizde hem hava hem dalgalar daha stabil, ne zaman karaya yaklassak hem deniz hem hava karisiyor. Muhtemelen Pazartesi Datca'dan girisimizi yapip fazla oyalanmadan Orhaniye Marti Marina'ya dogru yola cikmayi planliyoruz.

Turkcell kapsama alanina girdigimizde telefonlarimizi acariz ve rahatca haberlesiriz diye umuyoruz...

Sevgiler...

25 Ağustos 2009 Salı

Kalimera Hellas!

Itea'da dun aksam bir yorgunluk yemegi yiyip, erkenden uyuduk. Saat farki ile vedalasip, 10 saatlik bir uykudan sonra hemen giris ve transit log islemleri icin evraklari alip yola ciktik.

Dun buraya gelirken hicbir pilot kitapta telefon numarasi bulamamistik. Bir kitapta marina yapim asamasinda bir digerinde ise insaatta olan bir kisim var ama marina calisiyor yaziyordu. Marinaya bir girdik, in cin yok. Kendi basimiza baglanmaya baslamisken az ilerden bir adamcagiz gelip bizimle sohbete basladi (yardim da etti sayilir) anladik ki teknelerden birinin sahibi bir ingiliz. "Ben 3 gundur burdayim gelen giden olmadi" dedi. Neyse biz rahatca, bize Murefte limanini hatirlatan bu limana, baglandik. O sirada mini tankerle mazotcu da geldi ne kadar mazot lazim diye sordu ve donuste mazotla berabert bana bir tutam lavanta cicegi ile dondu. Dun hersey pek denk dusmustu yani.

Yanimizdaki iki tekne ingiliz ve onlar da fethiyeye gitmek icin burdalar. Bir hayli sohbet ediyoruz, cok ortak paydamiz var:) onlar da burdan cikip tek seferde Datca'dan giris yapmayi planlamislar.
Ayrica bir tekne sahibi ciftin Fethiye'de evi varmis.

Neyse, sabah Sahil Guvenlik'e islemler icin gittik. Bir miktar kagit isi ve cesitli odemeler yaptiktan sonra, bayan asker bize transit log icin bir vergi odememiz gerektigini soyledi. Amfissa adli 10km otedeki sehirde olan vergi dairesine gitmemiz gerekiyormus. Bir taksi ile gidis donus icin anlastik, vergimizi odedik geldik ve ayni odadaki kiza evraklari verdik. Kiz yaninda 2-3 kisi ile tartisa tartisa geri geldi. Eyvah dedik yine gidicez. Sona bize daha ust rutbe bir asker kendilerinin bir hata yaptigini ve bu nedenle cok ozur dilediklerini, odedigimiz vergi parasini bize geri vereceklerini, bizim bir dilekce ile parayi geri talep etmemizi soyledi. Hepsini yaptik. Edaxi! Peki transit log dedik. "Onun icin gumruk memurlarina gitmeniz lazim." Peki diyip tarif edilen yere gittik. Kapi duvar! Gun icinde bir kac kez daha ugradik ama kimse yok. Yarin sabahtan tekrar gidicez eger gene kapali ile askerlere gidip napicaz deriz. Bakalim. Yanimizaki ingiliz tekne bir baska sehirde 3 gun ugrasmis, yani bizim ki normal.

Oglenden beri yagmur yagiyor. Biz de az once tekrar hava durumunu inceledik. Ege bugunlerde biraz sert ve karisik. Bosuna hirpalanmamiza gerek yok biz de cuma sabah hava duzelince cikmaya ve pazartesi gibi orhaniyede olmaya karar verdik. Zaten transit log olmadan Korent'ten gecemiyoruz. Umarim yarin o is hallolur da rahat bir kisa mola vermis oluruz. Yanimizdaki ingilizler de havayi bekliyor, onlar henuz kararsiz- cumartesi veya cuma cikacaklar.

Biz de firsattan istifade hem yarin antik sehir Delphi'ye gitmeyi, hem de bu cok sirin sahil kasabasinda biraz dinlenmeyi planliyoruz.

Bir suredir internet bulamiyoruz. Burasi da henuz bir marinadan ziyade liman oldugu icin oyle bir hizmet yok. Bloga yazilanlara cevap veremiyor olma nedenimiz bu, lutfen bir kac gun daha musade bunun icin.

Simdilik durum boyle, herkese cook sevgiler...

Ekin@itea


Sent by BlackBerry Internet Service from Turkcell

24 Ağustos 2009 Pazartesi

Dunyanin merkezine seyahat...

Durmadan yaklasik 1000 mil yol yaptik. Bu 1000 mil icinde Italya'yi iki kez mazot almak icin bir Sardunya da, bir de Messina girisinde ziyaret ettik. Kisacik ve alelacele olan bu ziyaretlerimizde hayal ettigimiz sahane pizzalari yiyemedik. Bu kez hava iyi iken yol almak daha onemli idi.

La Rochelle'den yola cikali da en az 2300 mili meger ki "Dunyanin merkezine seyahat" etmek icin yapmisiz... Su anda Yunanistan'da Korent kanalindan onceki son giris limani olan Itea'dayiz. Itea, antik cagda dunyanin merkezi olarak algilanan Delphi'de.

Bugun anneme soz verdigim gibi onun dogumgununde komsunun bahcesindeyiz. Dun gece yarisini biraz gece nobete kalktigimda tam Yunan karasularina giriyoruk ve kizil bir hilal ile annemin dogumgununu kutladik. Sabah nobete kalktigimda ise artik Yunan ana karasina giriyoruk ve dogan gunes kipkirmizi ve cok mutluydu cunku sozumuzu tutmustuk.

-------
"Anneeee, komsunun bahcesinde oynuyoruz biz. N'olur bu aksam Itea teyzelede kalabilir miyiz? Bak yarin Korentler de tatil... Nooooluurr?"
-------

Salilari Korent kapali. Biz de giris islemlerini yapip, antik kenti gormeye gidip hava durumunu inceleyerek dinlenecegiz. Hava uygun ise Carsamba sabahi erkenden Korent Kanali'ni gecmek ve Ege'ye cikip artik eve gelmek uzere son etabimiz icin yola cikacagiz. Yaklasik 320 mil yani en az 2 gece 3 gun yolumuz var. Hava musade ederse durmayi planlamiyoruz.

Orhaniye'de adanin arkasinda denize girmeyi ve uzanip oylece durmayi hasretle bekliyoruz.

Evin bahcesinden haberlesmek uzere herkese cok sevgiler...


Sent by BlackBerry Internet Service from Turkcell

22 Ağustos 2009 Cumartesi

Italya bitti.

Messina'dan cikip, cizmenin altinda Italya'yi bitirdik. Simdi Ion denizine aciliyoruz.

Yunanistan'a 300 milden biraz fazla yolumuz var. Iki gecemiz yolda gececek. Pazartesi aksami Patras veya Itea'ya baglanmayi hedefliyoruz. Korent kanalindan gecmeden once bir gece limanda kalacagiz. Hem islemleri yapacagiz hem de Korent'ten gunduz gozu ile gecmeyi hedefleyecegiz.

Yunanistan'da gorusmek uzere.

Ekin@italy

Sent by BlackBerry Internet Service from Turkcell

Cizmenin burnundan Yunanistana...

Sabah saat 10 civarlarinda geldigimiz Messinadan ancak saat 13 civarinda ayrilabildik. Sicilya ve Italya arasindaki kanali akintinin lehimize oldugu saatte kolayca gectik. Cebelitarik'in high water zamanindan 1 saat sonra akinti kanal icinde kuzeyden guneye akmaya basliyor. Biz tam o zamanda gectigimiz icin akinti bize dogru donmekte oldugundan suyun uzeri kucuk kucuk girdaplarla kapliydi. Bizim Canakkale Bogazini tekne ile gecmemis biri icin ilginc olabilecek Messina Bogazi bizim cok fazla ilgimizi cekmedi. Feribot ve Cruise gemilerini saymazsak bana, bizim Bodrum yarim adasinin kuzeyindeki Gulluk gecidini hatirlatti.

Mazot almayi planladigimiz Messina Ticari Limanina bir cruise gemisi ve bir feribotla birlikte girdikten sonra mazot isyasyonunu bulamatik. Bu arada limanin portmaster'I telsizle bizi arayip ne isyedigimizi sordu ve boylece mazot istasyonunun kapali oldugunu ogrendik. Yunanistana kadar cok uzun bir yolumuz oldugu icin mutlaka mazot almaliydik. Portmaster bize karsi kiyida bir liman onerdi. Gps den telefon numatrasini bulup arayip mozot oldugunu ogrendik. Yaklasik 1 saat icinde artan ruzgarla birlikte mazot iskelesine yanastik. Gorevli bize cok iyi davrandi mazot iskelesinde 1 saat kalmamiza izin vermekle kalmadi alisveris yapmak istedigimiz marketi arayip alisverislerimizi tasimamizin zor olacagini soyleyerek bizi arabayla geri getirmelerini rica etti. Boylece tasimanin en cok sorun oldugu icme sularindan Turkiye' ye varana kadar yetecek miktarda alabildik.

Simi bogazdan cikmak uzereyiz ve sancagimizda meshur Etna Yanardagi var. Birazdan Italyan bayragini da indirip burnumuzu Yunanistana cevirecegiz. Menorka' dan beri sanirim 600 milden fazladir mazot almak haric hic durmadan yol aliyoruz ve en az bir 300 mil daha boyle devam edip varis saatlerimize gore Yunanistanda bir yerde bir gun kalacagiz. Onumuzdeki 2 gun Iyon denizinde yol aliyor olacagiz ve muhtemelen telefon cekmeyecek....

Herkese cok sevgiler...


Sent by BlackBerry Internet Service from Turkcell

21 Ağustos 2009 Cuma

Messina Gecisi

Sicilya'ya kuzeyden yaklastik ve ilk girmeyi hedefledigimiz yerleri (San Vito, Palermo gibi) pas gecip Messina'ya dogru ilerlemeye karar verdik.

Hava cok uygun, gecis buraya kadar cok rahatti, duzenli nobetlerimizle yorgun da degiliz. Ayrica, annemin dogumgununu Yunan telekom vasitasi ile kutlamak istiyorum :)

Messina bogazinda mazot ve icme suyu alip, hava musaitse hic durmadan direk Yunanistan'a gecmeyi planliyoruz. Messina - Korent 300milden fazla. Korent'ten once ilk giris limaninda durup Yunan sularindan gecis islemlerimizi yaptirmamiz gerek (transit log). Artik hangi saatte nereye yakinsak ve hava neye musade ederse orda bu isleri yapacagiz. Yorgunlugumuza ve havaya gore Korent'ten once bir yerde kalip kalmayacagimiza bakacagiz.
Korent'ten sonra da artik insallah direk Turk bayragi cekmek uzere ilerleyecegiz.

Herkese cok sevgiler,

Ekin@sicilya
Sent by BlackBerry Internet Service from Turkcell

20 Ağustos 2009 Perşembe

Sicilya'ya dogru

Sardunya'nin bizim rotamizi en az etkileyen mazot olan tek marinasi olan Marina di Villasimius'tan 1,5 saat sira bekledikten sonra mazotumuzu aldik. Hava cok iyi veriyor, rotamiz Sicilya'nin kuzey sahili. Varis saatimize gore yarin aksam hava kararmadan ya 170 mil mesafedeki San Vito Lo Capo'ya ya biraz daha ilerde ve icerdeki Castellammare del Golfo'ya ya da 190 mil mesafedeki Palermo'ya baglanmayi hedefliyoruz.

Adalarda yerlesim olan kiyilara iyice yaklasana kadar telefon cekmiyor.

Yarin aksam haberlesmek uzere...

ekin@sardunya
Sent by BlackBerry Internet Service from Turkcell

19 Ağustos 2009 Çarşamba

Sardunya-sicilya

Yarin Sabaha karsi sardunyanin dogusina variyoruz,(vassilimus) mazot alip sicilyaya dogru (palermo) devam edicez. Hersey yolunda, zaman kazanalim istedik. Telefon zor cekiyor bu yolda merak etmeyin. Sevgiler,
ekin.
Sent by BlackBerry Internet Service from Turkcell

Sardunya-sicilya

Yarin Sabaha karsi sardunyanin dogusina variyoruz,(vassilimus) mazot alip sicilyaya dogru (palermo) devam edicez. Hersey yolunda, zaman kazanalim istedik. Telefon zor cekiyor bu yolda merak etmeyin. Sevgiler,
ekin.
Sent by BlackBerry Internet Service from Turkcell

18 Ağustos 2009 Salı

Italya'ya dogru...

Yolculugun basindan beri sadece Portekiz ve Cebelitarik'ta kaldigimiz toplam 3 gece haric tum zamanimizi gecirdigimiz Ispanya karasularindan birkac mil sonra cikmis olacagiz. Yarin gece Italya'ya ait Sardunya adasina vararak yolculugumuzun dorduncu ulkesine giris yapacagiz. Geriye sadece Yunanistan ve Turkiye kalacak. Hava 2-3 bofor yelken motor 7 knotun uzerinde 105 dereceye ilerliyoruz. Onumuzde Cagliari'ye kadar yaklasik 250 mil var. Bu bizim icin 35-40 saat demek. Gunduz hava cok sicak genelde iceride golgede oturup kitap okuyoruz. Allah'tan ruzgar yonu pek degismiyor da yelkenlere surekli ayar yapmak gerekmiyor. Bu gece ilk defa ay olmayacak ancak etrafta kara yoksa yildizlarin isiklari bile yetiyor. Ekin 'in yemekleri sayesinde 5 yildizli cruise gemisi gibi acik bufe besleniyoruz, keyfimiz cok iyi.

Az sonra kapsama alanindan cikacagiz. Sardunya da gorusmek uzere...
Sent by BlackBerry Internet Service from Turkcell

Denia’dan Minorka’ya


Denia’dan Menorca’ya çok rahat geldik. Neredeyse gölde yol alır gibi. Gece ay hilaldi ancak bu sefer de yıldızlar bize ışık oldu.

Benim için gece seferleri bir piknik havasına bürünüyor. Önceden neler yeriz neler içeriz düşünüp hazır ediyorum. Genelde çesitli biskuviler, meyveler, peynirler çay filan. Ama gerçekten gece kalkıp yeme fırsatını seviyorum. Geceleri hayatın birimleri farklı. Havaya ve yorgunluğumuza göre nöbet sürelerimiz 1-2 veya 3 saat olarak değişiyor. Tek değişmeyen gecelerin bir biriminin 6 dakikadan oluşması. Gece nöbetinde tek takip ettiğim zaman dilimi motorun saati oluyor ve bir tık 6 dakikada bir atıyor. Insan çok hızla uyum sağlayabiliyor, ben yeni birimlere hiç zorluk çekmedim.

Eğer hava iyiyse, Portekiz ve İspanya kıyılarında geceleri çok balıkçılar ve onların ağları ile karşılaşıyoruz. Hem balıkçılar için çok zor bir meslek, hem de denizciler için gerçekten çok zor bir durum. Gece karanlığında fenerleri balıkçı, balıkçıları denizin ortasında fener, hatta uçakları bile balıkçı zannediyor insan… Dün gece nöbeteyken Fatih’i uyandırmak zorunda kaldım. Bir ışık var ama ne radarda ne AIS ’te görünmüyor. Sonradan anladık ki meğer Mallorca’ya inen ve kalkan uçaklar denize doğru inip kalkıyor ve ışıklarını yakıyorlar. Ben balıkçı sandım ama radarda niye yok diyorum… Bir de daha önce okuduğm bir YOL seyahat hikayesinde tekneye sessizce kapkaranlıkta yaklaşan bir sahil güvenlik hikayesi var aklımda. Kızcagız nöbetteyken sessizce yaklaşıp pat diye projektörleri yakıyorlar. Amaç kaçakçılıkla mücadeleymiş. Ben de radar da ve AIS’te görünmeyen birşey olunca hemen onlar mı acaba diyorum… Neyse, her nasıl tavuklarımızı, kabak, pirinç veya etlerimizi avlamıyorsak bence balıkları da avlamayalım. Her balığın aynı inekler, tavuklar gibi çiftliklerde yetiştirilmesini istiyorum. O zaman gece yolculukları daha rahat olucak. Tankerlerin genelde rotaları belli ve zaten her türlü bilgilerine AIS’ten ulasarak onları takip edebiliyoruz. Ancak son etapta 32 knot ile yol alan Baleric deniz otobüsleri ile tanıstık. Bizim ortalama 6,5-7 ile gittiğmiz düşünülürse hızlarını görünce gozlerim yerinden cıktı. Neyse onların da rotaları belli, sorun değiller.

Minorca’ya Marina Deportivo’ya sağsalim bağlandık. Birazdan çıkıp işlemleri yapıp, duş alıp, gezeceğiz. Yarın rotamız Sardunya. İspanya biitiyor… İtalya başlıyor… Artık eve yaklaştığımızı hissediyoruz…

ekin

Yol Fotoları




Denia Fotoları







Cebelitarık fotoları





16 Ağustos 2009 Pazar

Minorka'ya gidiyoruz.

Cuma gunu Ibıza ya varmadan havanın kararacagi belli olunca Deniıa'ya girmistik.Burada internet imkanlari kısıtlı olunca siteyi guncelleyemedik ama yakıında detaylı yazarız. Su an Minorka'ya dogru yola cıkmaya hazirlaniyoruz. 200 milden biraz fazla yolumuz var. Hava durumu cok sakin gorunuyor. Yarin aksam varmayi umuyoruz.

15 Ağustos 2009 Cumartesi

Doğuya Doğru

Efsane Biscay’a dair hala fazla birşey hatırlayamıyorum. Ama son günlerde İspanya’nın dört yanını dönmüş olduk. Portekiz’in tüm kıyı şerdini geçmiş olduk.Cebelitarık’ta Kaya’ya çıktık. Sonra kuzeye rota verdik ve tanker kardeşlerimize yavaş yavaş yelkenli kardeşler eklenmeye başladı. Soğuklar ve iri geniş dalgaların yerini sıcaklar ve dar dik dalgalar almaya başladı. Artık gece gündüz kat kat giyinip, uyku tulumuna sarınmadığımız anlarda sıcağı hisseder hissetmez gördük ki İspanya’nın tatil ve tekne cennetine ulaşıyoruz. Sıcak demişken… Oldum olası İspanyollarla iş yapmaya sinir olmuşumdur. Ya fiestadır ya siestadır… Günün ve haftanın yarısı bir şekilde tatildirler… Çalışma saatlerinin 10-14 sonra da 16-19 veya 17-20 olması tembellkilerinden değilmiş! Meğer ki isteseler de çalışamayackları bir sıcakta yaşıyorlarmış.

Çok güzel bir yerdeyiz. Kuzeye doğru çıkarken Ispanya’nın kıyı şeridi boyunca 10-15 milde bir minimum 600-800 teknelik marina var. Denizlere o kadar meraklılar ki Denia’ya kadar ki 4 marina da yer yoktu. Denia’ya varırken yolun son birkaç saati çok neşeli ve kalabalık bir denizde geçti. Hem kıyıdaki sehirleri, hem demir yerlerini hem de doğal güzellikleri gürerek, irili ufaklı bir sürü yelkenli ve motoryat arasında geldik. Çok hareketli, acayip güneşe ve sıcağa rağmen (ve bir cuma öğleden sonrası) denizler çok kalabalık ve hareketli.

Burada bu akşam festival var. İspanya zaten siestalar, fiestalar ülkesi. Yoksa, şansımıza her vardığımız limanda tesadüfen bir şenlik oluyor değil. Akşam doğumgünüm şerefine şehir merkezinde festival kapsamında düzenlenen kostümlü yuruyusu izlemeye gideceğiz.

Dün akşam marinaya girerken mazotumuzu aldık. Bu sabah erkenden suyumuzu doldurup, Ada’yı yıkadık. Marina’da adı supermarket olan, bizim ofisin altındaki Yasak Bakkal’dan da daha az malzemesi olşan bir market var. Eksiklerimizi de ordan gidereceğiz (Ekmek ve içecek) Akşam da neşeli ve lezzetli bir yemek yiyince yarın sabah yol için hazırız demektir.

Artık Avurpalıların tatil amaçlı tekneleri ile gezdikleri rotalardayız. Yani olayın askerlik kısmı bitti, gezi kısmı başladı. Yarın sabah Avrupa’nın sosyetik adalarına dogru yola çıkacagız. Hedefimiz en son ada olan Minorca.

Burada internet cok zordu. Marinalarda wireless yok. Umarım minorca’da daha kolay olur da biraz da resim yükleriz. Herkese iyi haftasonları…

Ekin.

13 Ağustos 2009 Perşembe

Ibiza'ya dogru...

Hava musait olunca etabi uzatmaya ve Ekinin dogum gununde Ibiza'da olmaya karar verdik. Onumuzde 180 mil mesafe var. 30 saat icinde varmayi ve yarin aksam Ibiza'da olmayi planliyoruz. Eger yarin aksama yetisemezsek yine Guney Ispanya'da bir yere gireriz diye dusunuyoruz.

http://maps.BlackBerry.com?lat=37.08418&lon=-1.75060&z=13&label=Buradayiz
Sent by BlackBerry Internet Service from Turkcell

12 Ağustos 2009 Çarşamba

Cebeliktarik'tan ayriliyoruz

Sabah mazotumuzu aldik, akintinin lehimize olan saatlerine yetismek uzere Cebelitarik ile vedalastik.

Dun The Rock' a cikip nerden geldik nereye gidiyoruz diye baktik. Gercekten buyuleyici bir manzara var. Adet yerini bularak meshur maymunlari da gorduk. Alti ay icinde hem Table Mountain, hem de Rock'a cikmak enteresan oldu.

Sehir cok kucuk zaten, gun icinde bastan sona gezdik. Bariz bir yeniden yapilanma var. Heryer insaat halinde. Hayli zenginlik oldugu da ozellikle tepeden bakinca gordugumuz luks havuzlu ve cok havali konutlardan belli. Alisverisimizi yaptik ve aksam guzel bir Ingiliz yemegi (fish'n chips) ile doyduk.

Uzerimize, aslinda esas zavalli Ada'nin uzerine, yagan camur yagmuruna ragmen geldigimize cok memnun kaldik.

Simdi rotamiz yine Ispanya... Yarin aksam baglanmayi hedefleyerek yol aliyoruz.

Herkese cok sevgiler...

Ekin.

Sent by BlackBerry Internet Service from Turkcell

11 Ağustos 2009 Salı

Akdeniz'e Girişteki Olası Rotamız

Onumuzdeki hafta ruzgarlar daha uygun hale gelecek gibi gorunuyor. Dolayısı ile daha uzun etaplara gidebiliriz. Ancak bu hafta kafadan ruzgar ile gorunen o ki etaplarımızı bolmek durumundayız. Simdilik havaya gore uygun rotalarımızı asagıdaki gibi gorunuyor, yarın sabah yola cıkmayı planlıyoruz.

Cebelitarik-Golfo Mazaron-260
Golfo Mazoron-Moyorka-220
Mayorka-Sardunya-290

10 Ağustos 2009 Pazartesi

Cebelitarik bizi yemege davet etti

Bogazin girisinden sonra hava biraz kuvvetlendi. Biz bogazin ozelligine verdikce daha da kuvvetli bir ruzgar ve dalgalarla klarsilastik. Surekli kafadan alarak yaklasik 3 saat yol alinca farkettik ki daha cok fazla yolumuz var ve bu sekilde devam edersek akintinin zamanlamasini da kacirip bogazin son cikisinda daha da hirpalanicaz. Biz de zaten cok merak ettigimiz ve girmeyecegimiz icin cok aklimizin kaldigi Cebelitarik'a girip geceyi gecirmeye, tuzlarimizdan arinip, lezzetli bir yemek yemege buraya geldik. Detaylar yarin, herkese cok sevgiler ve keyifli bir aksam...

Ekin.
Sent by BlackBerry Internet Service from Turkcell

Cebelitarik'a yaklasirken

Cok rahat bir gece seyri ile Cebelitarik'a cok yaklastik. Artik bogazdan cikan gemileri gorebiliyoruz. Gelgite gore akinti bugun 17.38 de bizim lehimize oldugu duruma geliyor, gecisi o civara denklemeye calisarak ilerliyoruz...
Sent by BlackBerry Internet Service from Turkcell

9 Ağustos 2009 Pazar

Cabo de Sao Vicente

Atlantikteki son buyuk burun Portekiz'in Sao Vicente burnu az once geride kaldi. Bundan sonraki tek hedef 175 mil mesafedeki Cebelitarik bogazi. Daha da onemlisi bu noktadan itibaren rotamizi ilk defa dogu yonune dogru ceviriyor olmamiz. Bu zamana kadar en kucuk rotamiz 180 dereceydi. Artik bu noktadan itibaren yaklasik rotamiz 140 yani guney guney dogu. Bu ayni zamanda su anlama geliyor ilk defa yonumuz eve dogru bakiyor. Bu zamana kadar aslinda evden uzaklasiyorduk artik yaklasiyoruz. En erken 24 saat sonra cebelitarikta olmayi planliyoruz. Hava ve akinti lehimize ve tek motorla su an 7 deniz mili ortalamayi tutturabiliyoruz. Havada bir degisiklik olmazsa bizim icin cok iyi. Sanirim bi kac mil sonra kapsama alaninin disina cikariz. Cebelitarikta gorusmek uzere...
Fatih

Sent by BlackBerry Internet Service from Turkcell

8 Ağustos 2009 Cumartesi

Cebelitarik'a dogru

Dun gece 12 saat uyuyup, sabah gayet dinlenmis olarak kalkinca guzel bir kahvaltinin (2 ispanyol- 2 fransiz yumurtasi ve fransiz peynirleri ile cok denizci menemeni...) uzerine Sines'I gezmeye ve eksikleri almaya ciktik.

Sines, kalesi, kilisesi, daracik ara sokaklari ve bir meydan ve ana caddesi ile cok sempatik bir sehir. Bulabildigimiz supermarket, bizim Hisarustundeki Megacenter'a benziyor- belki biraz kucugu. Bir pastaneden yol icin cok guzel ekmekler ve kekler aldik. Bir eczaneden de ne olur ne olmaz diye Buscopan aldik. Ben yanimda var sanmistim ama yanimdaki baska bir ilacmis.

Ogleden sonra Ada'yi yikayip yola hazirladik. Mazot iskelesini cok dar bir yere yapmislar, ruzgar da var, gir-cik yapmamak icin bizim 20lik bidonlarla transfer yaptik. 3 seferde bu isi hallettik. Aksam yemegi olarak da Ispanya'dan aldigim paella pirinci ve cesnileri ile bir paella denemesi yaptim. Yedik ama madalyalik degildi.

Yarin sabah 9 gibi hava aydinlaninca yola cikacagiz. Hedefimiz Cebelitarik'i gecip Malaga civarina varmak. Yaklasik 320 millik bir yol. Eger Malaga'ya rahat varirsak Almarimar'a devam ederiz. O da yaklasik 390 mil. Son etapta normalden fazla hizli gelmistik, simdi bir miktar daha benzer ruzgar ve asagi hopalatan dalgalarla gidip, sonra koseyi doguya donunce nasil bir hiz yakalariz bilemiyoruz. Hedefimiz ortalama 6,5 mil ile yol almak... Bakalim...

Telefon cektikce haber yazariz, bu gece de herkese rahat bir uyku...

Ekin.




Sent by BlackBerry Internet Service from Turkcell

7 Ağustos 2009 Cuma

IMG00141-20090807-2115.jpg

Lisbon yerine nasrettin hocanin gole maya caldigi tarihi kasaba gibi biz de Vasco de gamanin dogduguna inanilan bir yere geldik. Hic turistik olmayan gayet dingin bir yer. Bir kale, bir kilise 1500lerden eski sehir ve bir de tabi yeni sehir var. Ana caddelerin bulvarlarin adi hep vasco da gama ve tabi esas heykel de kendisine ait. Biraz da Bozcaada gibi. Marina kalenin ve plajin onunde, yani sehrin en guzel yerinde kaliyoruz. Yarin gidip gezecegiz bugun ancak islemler, dus ve yemekle gecti. Marina tam vasco da gama plajinin caprazinda ve bu aksam da burda plaj partisi gibi bir etkinlik var. Ses sistemlerini deniyorlar ve kalabalik toplanmaya basladi. Bizim bu etkinlige bu yakinligimiza ragmen birazdan itibari ile cit ses duyacagimizi sanmiyorum.

Bu arada marinamizda internet yok. Wireless sorunca marina yetkilileri Sehirde bir adet internet cafe varmis- yeni bolumde tabi- onu tarif ettiler.

Hava biraz sertlestigi icin minik marinaya giren girene, bayagi kalabaliklasti marina.

3 gunluk yola dair su an ikimizde cok detay hatirlayamiyoruz. Belki sabah kalkinca daha cok hatirlayacagiz...

Ruzgar Finistreden itibaren hep arkamizdan ve 10-13 knotun altina dusmeden hatta 16-20leri bolca ara ara da 23-24lere cikarak esti. Kesintisiz. Dalgalar koseyi donunce arkadan gelmeye basladi ve boylece sanki gizli bir el tepeden bizi asagi hoplatircasina, resmen dama tasi gibi, asagi itelenerek hizla geldik. Ortalama 7,5 mille geldigimizi saniyorum. 11 mili astigimizi bile gorduk... Bu sayede de bu etapta 50 mil ekstra geldik.

Seyirde hayatimizda gordugumuz tum tanker adedi kadar tankeri radarimizda gorup yanlarindan hoplaya hoplaya gectik. (Bu kadar cok baharati avrupalilar ne yapacak bilemiyorum)

Her iki gece de annemin siparis ettigi aydede dolunay olarak tepemizde projektor gibi bize yol gosterdi. Gercekten cok rahatlatici oluyor ve ay sabah 8lere kadar, yani gunes dogup da (7.30 gibi)isigi ile ayi bastirana kadar ay yol gosterdi. Biscaydeki en zor anlardan biri tam sabaha karsi ile sabah arasindaki tam karanlik idi, yer gok tek renk. Bu sefer aydedemiz sayesinde bunu yasamadik.

Yol boyunca gece gunduz yunuslar da hep bizimleydi. Bu arada Biscay'de gece nobetindeyken yunuslar ilk gelip yanimdan fiyt diye ses cikarip suya atladiklarinda Biscay canavarlari tarafindan yenen Turk kizi olarak tarihe gececegime inanmistim. Saka bi yana korkudan koltuktan dusuyordum... Simdi alistim, fiyt dediklerinde hemen seviniyorum, etrafa bakmaya basliyorum. Cok enteresan olan yunuslarin seslerini ayaklardaki odalardan duymak ve iskele kamara on camindan onlari izlemek.

Genel olarak birbirinin cok ayni zamanlar gecirdigimiz icin seyirden su an icin daha fazla birsey hatirlayamiyoruz.

Yolun bundan sonrasinda havaya gore ilerleyecegiz. Pazara kadar dinlenecegiz ve cikmak icin havayi bekleyecegiz. Pazar sabah uygunsa cebelitarik civarini hedefleyerek yola devam.

Simdilik herkese cok sevgiler,
Ekin.

Sent by BlackBerry Internet Service from Turkcell

Porto de sines

Lisbona fuzgar ve dalgalarin bizi arkadan ittirmesi ile sabah cok erken varinca youlumuza devam etmeye karar verdik. Lisbonun 50 mil guneyindeki sines e gidiyoruz. Lisbona thy millerimizle bir ara gitmeye karar verdik, portekizle daha az turistik bir sehriyle tanisacagiz. Aksamustu gibi baglaniriz. Yolculuk iyi geciyor, detaylar yarin limandan...
Sent by BlackBerry Internet Service from Turkcell

Porto de sines

Lisbona fuzgar ve dalgalarin bizi arkadan ittirmesi ile sabah cok erken varinca youlumuza devam etmeye karar verdik. Lisbonun 50 mil guneyindeki sines e gidiyoruz. Lisbona thy millerimizle bir ara gitmeye karar verdik, portekizle daha az turistik bir sehriyle tanisacagiz. Aksamustu gibi baglaniriz. Yolculuk iyi geciyor, detaylar yarin limandan...
Sent by BlackBerry Internet Service from Turkcell

Lisbon

Sabah gibi lisbonda olmayi hedefliyoruz.portekizi aciktan gectigimiz icin Telefon ispanyadan beri ilk kez cekiyor. hersey yolunda.
Sent by BlackBerry Internet Service from Turkcell

5 Ağustos 2009 Çarşamba

Cabo Finistre

Saatimiz 18 ve Finistreyi geciyoruz. Deniz tutmasi vakasi yok, simdilik hersey yolunda.
Sent by BlackBerry Internet Service from Turkcell

4 Ağustos 2009 Salı

Hulda La Coruna'da



Ünlü Türk heykel sanatçısı İlhan Koman'ın (1921-1986) İsveç'ten yola çıkan ve 9 Avrupa kentine uğrayarak, 21 ay sonra İstanbul'a ulaşması beklenen Hulda adlı yelkenli gemisi ile La Coruna'da karsılastık.
Heykel sanatçısı İlhan Koman'ın geçen ay Stockholm'den hareket eden Hulda yelkenli gemisi, Amsterdam'dan sonra sırasıyla Anvers (29 Mayıs-7 Haziran 2009), Bordeaux (17-26 Temmuz 2009), Lizbon (4–13 Eylül 2009), Barcelona (19-28 Mart 2010), Napoli (7-16 Mayıs 2010), Valetta (18–27 Haziran 2010), Selanik (27 Ağustos–5 Eylül 2010) ve son olarak 19 Eylül-21 Kasım 2010 tarihlerinde İstanbul Limanını ziyaret edecekmis.

La Coruna Marina

Marina seca da motorlarin bakimini yaptirdik simdi La Coruna Marinaya baglandik. Dun bizden once Beneteau Figaro yaris tekneleri burada kalmis sabah gelirken startlarini gormustuk. Yarin portekizdeki duragimiz Lisbona dogru yola cikiyoruz. Gidecegimiz mesafe yaklasik 330 mil ve 3 gun icinde varmayi planliyoruz.

http://maps.BlackBerry.com?lat=43.36736&lon=-8.38536&z=13&label=ada

Sent by BlackBerry Internet Service from Turkcell

3 Ağustos 2009 Pazartesi

Sada'dan fotolar









Sada'da arabadan cok tekne var. aksam vardıgımızda ufak sehrin fuarı vardı... pek neseli eglenceli bir ortam tam fuar alanıydı.

La Coruna'ya gidiyoruz


motorların 50 saat bakımı icin malesef burdaki servis çarşambadan onceye gun veremedi. biz de baska yakın servisleri aradık ve La Coruna da Marina Seca'da bir yetkili servis bulduk ve onlarla yarın bakımımız icin anlastık. Coruna burdan 1 saat. hayat burda 10 da baslıyor, sabah 10 gibi mazotumuzu alıp yola cıkacagız. yarın aksam marina seca da kalıp insallah hersey yolunda giderse çarsamba sabahı once yazdıgım rotalardan uygun olanı ıcın yola cıkacagız.

“Ben swell gördüm”







Sevgili İbrahim Yazıcı’ya Biscay’i geçeceğimizi söyledigimizde bize sorduğu ilk sorunun cevabını değistirmemiz gerekiyor. “Sizi deniz tutar mı?”…Şimdi önce hemen kendisine bize bu yolculuğumuz için verdiği kağıt harita ve pilot kitaplar için tekrar binlerce teşekkürler…

“Atlantiğin farklı ritmi, katamaranın eski teknemize göre çok farklı hareketi ve swell- o kocaman ölü dalgalar- ile onların kırıldığı anlarda teknede içerde yapacağımız herhangi bir hareketle, artık biliyoruz ki EVET bizi deniz tutuyor.”

La Rochelle’den sabah 9.30 gibi yola cıktık. Hemen seyir defterinin ilk satırını yazdım, koordinatlar hava deniz vs. ve gözlem/yorum kısmında “ 10.45 ilk swelli gorduk” notumdan sonra o gun baska notum olamadı… Fatih de dümen başında durup bana üzülürken, diğer hersey yolundaydı. Aksam olup da yer ve gök tek renk olunca o da carpıldı. Ben de tam 12 saat sonra zıpkın gibi kalktım, dışarı cıktım ve yıldızlar ne kadar güzel dediğim an Fatih’in gri yüzünü gördüm. Üzülme ve dümen tutma sırası da bana geçmiş oldu.

Gercekten Biscay çok farklı, herşeyiyle bambaşka olan, söylendiği gibi elbette zorlu ama yasamaya değecek bir tecrube. Ada’nın ilk durağı da sevgili Balamber sayesinde SADA oldu. Cok şirin bir kasaba burası. BASK bölgesindeyiz. Galicia’da hangi sehre bağlı olduğunu henüz bilmediğim bu yere haritada o kadar çok baktım ki denizden girişini gözüm kapalı tarif edebilirim…

Bugün ıslaklarımızı çamaşırhanede yıkayıp, yemek yiyip dinlenerek ve tekneyi temizleyip derlenip toplanarak gecti. Aksam Fatih’in bana en yorulduğum anlardan birinde verdigi söz üzerine TAPAS yemeğe gidecegiz. Yarın motorun 50 saat bakımı ve birkac eksik giderip, salı sabah erkenden yola çıkmak istiyoruz.

Kıyıya yakın seyahatlerimizde hep birkaç alteratif ile yola çıkıyor olacağız. Siteyi güncellemek hep çok kolay olmasa da artık kıyı şeridinde muhtemelen daha çok telefon çeken alanlarda olacağız ve en azından telefondan kısa da olsa haberlerimizi ve resimlerimizi yükleyebileceğiz…

Salı sabahı hava ve şartlara göre karar vererek ilerleyeceğiz. İlk hedefimiz hala İspanya’da olan Baiona (120 mil-18-20 saat), ikincisi Portekiz’in Lisbon civarı (330mil-50-55 saat), ya da akıntı ve hava da yerinde ve biz de iyiysek en uzak hedef yine Portekiz’deki son burun Sagres civarı (450 mil-70-75 saat).

Swell: Bizim ölü dalga dediğimiz Okyanus’un büyük dalgaları. Çok büyük, görüntüsü ilk zaman ürkütücü gelen ama görüntüsü kadar tehlikeli olmayan teknenin üzerine çıkıp indiği yumuşak hayli geniş dalga. Biscay’deki farkı ise binlerce metre derinlikten 100 metrelere inen deniz tabanı ile dikleşmesi ve kırılması.

Ekin.

1 Ağustos 2009 Cumartesi

Bye Bye Biscay...

Ada@sada...

19:00 itibariyla 58 saatte 360 deniz mili sonunda Biscay'i arkamizda biraktik. Tekrar gelelim diye olacak arkamizdan biraz su dokmek istedi ama koca biscay'in elinin ayari yok ki! Son 15 saatimiz saganak yagmur altinda gecti. Islanmayan kiyafetimiz kalmadi. Gece yagmur bulutlari etrafi sarinca deniz ve gokyuzu birlesti ve teknenin burnu bile gorunmedi. Simdi La Coruna Sada Marinada yani Ispanyadayiz. En azindan yarin da kesin burdayiz eger motorun ilk 50 saat bakimini yaptiracak servis bulursak pazartesi de kaliriz.

Ispanya ya yaklasirken gordugumuz, denize dimdik ve yemyesil daglardan yuzlerce metreden suya dokulen selaleler gercekten denizden gorulmeye degerdi.


Sent by BlackBerry Internet Service from Turkcell